<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9123432221727993451\x26blogName\x3dBilgi+Seli\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dBLUE\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/\x26vt\x3d7293253217523931086', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

<$

Küresel ısınmayı hayatımızın içinde olan ama farketmediğimiz, hiç aklımıza gelmeyen örneklerle ve farklı bilgilerle işlemeye, şu an konunun neresinde olduğumuza ve dünyada konuyla ilgili neler olup bittiğini öğrenmeye, kısacası yine bilgi selinde boğulmaya devam edeceğiz. Ancak önce son günlerde bilgisayarın tarihinde yer etmiş kişilerden tutun da internetle yeni tanışmış insanlara kadar herkesin aklının bir köşesinde olan ama bir türlü dillendiremediği ama sektörün önde gelenlerince toplantılarda sıkça konuşulan bir sorunun cevabını arayarak devam edeceğiz: Google'ı nereye gidiyor?
Çok değil, daha beş on yıl öncesine kadar, yeni ne varsa “Japonlar yapmıştır”, “Japon işidir kesin bu” “Abi, bu japonlar da ne zeki adamlar ya!” gibi söylemlerle karşılaşırdık. Şimdilerde artık herkes Google’dan bekliyor. Japonlar mı tembelleşti, yoksa Google Japonların fendini mi yendi bilinmez ama Silikon Vadisi’ndekilerin Google’ın bükemedikleri eliyle ilgili sorunları oldukları kesin. BusinessWeek Türkiye’nin 1 Nisan sayısındaki Ronald Grover, Peter Burrows ve Tom Lowry’nin kaleminden yayınlanan yazıda şöyle deniyor:
Her ay neredeyse 400 milyon kişinin internete giriş yeri olan Google, netin geniş çaplı ticari potansiyeline açılan 1 numaralı kapı. Google, insanların arama yaptıkları konular üzerinde daha fazla veriye sahip olmasıyla birlikte, arama sonuçları sayfasının yan kısmında hedefe en uygun ve ilgili reklâmları sunabiliyor ve böylelikle daha fazla tıklama, daha fazla para ve daha fazla kullanıcı çekiyor -varın hesabı siz yapın. Tüketiciler, Google’ın basitliğini ve sonuçlarını seviyor. İşte bu yüzden, tüm aramaların yüzde 56’sını Google çekiyor. Hevesli reklâmcıların Google’ın kasasına 10.6 milyar dolar kadar para akıtmasına şaşmamak lazım. Bu rakam, 2005’ten bu yana yüzde 73’lük artışa karşılık geliyor. Bu yetmezmiş gibi, Google’ın 144 milyar dolarlık piyasa değeri Time Warner, Viacom, CBS, dev reklâm ajansı Publicis Groupe ve New York Times’ın toplamını da geride bırakıyor. Google, bu şirketleri ve daha pek çoğunu şaşırtacak şekilde, 11 milyar dolarlık nakit stokuyla birlikte piyasa değerini geniş çaplı geleneksel pazarları alt üst etmek için kullanıyor. Şirket, gazetelerde, dergilerde, radyoda ve bir deneme programı dahilinde de televizyonda reklâm alanı satıyor. Google, Microsoft Office programından çok daha düşük bir fiyat karşılığında sattığı online ofis yazılım süitiyle geçtiğimiz şubat ayında yazılım endüstrisine bir torpil göndermiş oldu. Şirket, bedava kablosuz internet erişimi sağlamaya yönelik yeni çabasıyla telekom endüstrisini ürkütüyor. Kısacası Google’ın olağanüstü reklâm makinesi, bayt cinsinden alışveriş yapan herhangi bir endüstrinin kârını elinden alma ve ekonomiyi Google’ın, kullanıcılarının ve ortaklarının fayda sağlayacağı şekilde yönlendirme potansiyeline sahip. Haber sitesinde Google’ın reklâmlarını yayımlayarak para kazanan Topix’in pazarlamadan sorumlu başkan yardımcısı Chris Tolles, “Google dünyası bu” diyerek omuz silkiyor, “Biz sadece onun içinde yaşıyoruz.”
Yazının devamında çok daha güzel tespitler yapılmış. Google’ın bileğini bükmek için şirketlerin birlikte hareket etmelerinden tutun da bu büyük şirketi durdurmak için kanuni önlem alınması ile ilgili tavsiyelere, Google’ın geleceğimizi nasıl şekillendireceği ile ilgili tahminlere kadar birçok farklı noktaya değinilmiş.
Bütün bunlar için Google ne diyor merak ediyorsanız özetle söyleyeyim: “Biz Microsoft’un 90’lardaki hali gibi pazarı domine etmiyoruz, hatta diğer şirketlerle birlikte çalışıyor ve onların yaşamasına yardımcı oluyoruz.”
Google’ın bu büyük ilerleyişi dünyayı nereye götürecek tam olarak bilemiyorum ama bildiğim o ki bu hızlı yükseliş sağlıklı olarak sürdürülmezse gediklerden sızarak kaleyi yıkmak isteyen çok fazla savaşçı var. Google’ın yapması global olarak hızla gelişen yapısını daha sağlam temellere oturtmalı. Bu noktada geçen haftalarda Google Türkiye Genel Müdürü’nün istifa ettiğini ve bunun sebeplerinin şirketin genel yapısından kaynaklandığıyle ilgili dedikoduların dolaştığını da hatırlatmak isterim.
Google ile ilgili yazmaya o sistemlerini geliştirdiği ve yeni hizmetler sunduğu sürece zaten devam edeceğiz. Laf arama motorlarından açılmışken Teknoloji Holding’in (Murat Vardar) 5 milyon dolarlık yatırım yaparak büyük sükse yapacağını söylediği hakia ne alemde acaba?

Bu arada bu büyük projeyi bir dipnotla belirtsem de "Google bize logo yapsana!" projesini destekliyoruz. United Plankton'ları tebrik ediyoruz. Bu noktada 2005 yılında açtığım kişisel bloguma olan desteklerinden dolayı Özgür'e ayrıca bir torpil geçmek istiyorum.

Etiketler:

p>
    Blogger mehmetspan style="color:#767676;">| <$30 Nisan 2007 13:34:00 GMT+2a> | <$ span>

    <$Keske hakia tutsa ama Fransiz-Alman ortakligindaki Quaero projesi bile tutmadiktan sonra bu islerin 4 milyon dolarla yapilmasi baya zor gozukuyor. Quaero Chirac'in duyurdugu Avrupa Birligi'nin Google'a alternatif olarak gelistirmeyi planladigi bir arama motoru. Proje ne alemde bilmiyorum ama harcamayi dusundukleri 1 milyar dolar bile Google'in butcesinin yaninda solda sifir kaliyor. IEEE Spectrum'da 2006'in kaybedenleri arasinda yer almisti, herhalde durum pek ic acici degil.
    Hatta birakin Quero'yu hakia'yi, microsoft herseyini bu ise vermesine ragmen google'i altedemiyor. Google benim gozumde bir yenilmez armada.p>