<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9123432221727993451\x26blogName\x3dBilgi+Seli\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dBLUE\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/\x26vt\x3d7293253217523931086', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

<$


Türkiye’deki deterjan sektöründe birçok şirket var. P&G, Unilever, Henkel ve Hayat Holding bu sektörün liderleri. Tursil ile girelim bu sektöre. “Tursil” kelmesinin “deterjan” yerine kullanıldığını duymuşsunuzdur. Tıpkı “Selpak” ve bundan sonra vereceğim birkaç örnekte olduğu gibi. Şu an Tursil bir Henkel markası ve sektörde çok iyi bir yerde olduğunu söylemek mümkün değil. Aynı şekilde eskiden var olan “Vim” markasının da “temizlik tozu”nun yerine kullanıldığını hatırlıyoruz. Başka bir Pazar olan “yapıştırıcı” pazarındaki yapıştırıcı istemek yerine kırtasiyeden istediğimiz UHU ’yu da hatırlıyoruz sanırım hepimiz. Peki nerede şimdi bu markalar? Selpak’ın yaptığını bu markalar da başardılar zamanında ancak pazardaki yerlerinde yeller esmekte ya da listenin en üstündeki yerlerinin yerinde şimdi başkaları oturmakta.

Hala sorumuzun cevabını bulamadık. O zaman marka konusunda uzman olan bir başka ustaya kulak verelim: Hulusi DERİCİ. “Audi’de asla bulamayacağınız aksesuarlar” kampanyasından ya da Zeki Triko için yaptığı ve Atatürk’ü kullandığı akıl dolu “Güneşi özledik ” kampanyasından kendisini biliyoruz. 2003 yılındaki 2.Ankara Marka Konferansı’nda bu konuyla ilgili şöyle diyordu: “İlk olmak çok önemli değildir. Önemlidir, ama bu kadar önemli değildir, ama bir konuda ilk veya tek olmak...”

Hulusi Derici’ye göre markanın başarısı bir başka kriterle de sağlanabilirdi: tek olmak.

Bu noktada hepimizin aklına ilk gelen kurumlardan biri tabiki Microsoft. Ben Microsoft’un bir ürünü olan Microsoft Office ile bu konuya girmek istiyorum. Microsoft Office her geçen gün pazardaki payını arttırmakta, bu konuda hiçbirimizin şüphesi yok. Rakipleri StarOffice ve OpenOffice pek de iç açıcı durumda değiller. Ancak şöyle de bir durum var. StarOffice pek şanslı olmasa da OpenOffice oldukça yol katetmekte. Tıpkı diğer açık kaynak kodlu yazılımların kullanımdaki artış gibi OpenOffice’in kullanımında da ciddi bir artış var ve bana sorarsanız, Linux kullanımındaki artışın verdiği ivmeyle birlikte iyiden iyiye artan OpenOffice kullanımı 2.0 versiyonundaki yeniliklerle birlikte çok daha büyük bir ivmeyle iyice artacak. Microsoft’un diğer ürünlerinde olduğu gibi bu alanda da -neredeyse- tek olmak Microsoft’a yetmeyecek. Açık kaynak kodlu yazılımlar ve Microsoft arasındaki ateşli savaşı anlattığım yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Gelecekle ilgili öngörülerde bulunarak bu noktada bir karar vemek anlamsız ve yanlış olur. O zaman geçmişe bakıp “tek olmak” ne kadar yeterli onu sorgulayalım.

Etiketler:

p>