<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/plusone.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID\x3d9123432221727993451\x26blogName\x3dBilgi+Seli\x26publishMode\x3dPUBLISH_MODE_BLOGSPOT\x26navbarType\x3dBLUE\x26layoutType\x3dCLASSIC\x26searchRoot\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/search\x26blogLocale\x3dtr_TR\x26v\x3d2\x26homepageUrl\x3dhttp://bilgiseli.blogspot.com/\x26vt\x3d7293253217523931086', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>

<$

Küresel ısınmanın temeldeki nedeni daha önce de belirttiğimiz gibi sera gazlarının atmosferdeki oranın gün geçtikçe artması. Tabiki bu artmanın belli sebepleri var hepsinin altında bizim imzamız var. Birleşmiş Milletler’in ilkini Şubat ayında gerçekleştirdiği Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin Nisan ayında düzenlenen ikincisinden sonra da bir rapor yayınlandı. İlk toplantı sonrası yayınlanan “İklim Değişikliği 2007 : Fiziki Bilimsel Temelleri” raporunda son yarım yüzyılda gözlemlenen ısınmanın %90’nından fazlasının insan akitiviteleri sebebiyle olduğunu açıklamıştı. Son rapor (Etkiler, Adaptasyon ve Hassasiyet) ise, artan ısınmanın insanları ve ekosistemi şimdiden etkilediğini ve gelecekte olabilecek senaryoları içeriyor. BM’nin panelinden çıkaran rapordan önce yayınlanan başka yayınlarda da zaten bu konu vurgulanmıştı. Örneğin bundan tam 8 yıl önce Richard B. Alley, Jean Lynch-Stieglitz, and Jeffrey P. Severinghaus tarafından Proceedings of the Natioanal Academy of Science dergisinde yayınlanan “Global Climate Change” (Global İklim Değişikliği) makalesinde global ısınmanın insanların aktivitelerinden kaynaklanmış olabileceği şöyle vurgulanmış:

“New, highresolution analyses of sediment cores using multiproxy and physically based transfer functions allow increasingly confident interpretation of these past changes as having been caused by ‘‘band jumps’’ between modes of operation of the climate system. Recurrence of such band jumps is possible and might be affected by human activities.”

BM’nin son raporunun ve son dönemlerdeki araştırmaların içeriği hiç de iç açısı değil. Önce şu nada dengede gtmeyen bazı konulara değinelim:

  • Sadece 1998 yılında (1998’de su sıcaklığı tarihin en yüksek seviyesine çıkmıştı) dünyadaki tüm mercanların yüzde 16’sının yok olduğu tahmin ediliyor. Mercanlar fotosentez yapmalarının yanısıra denizdeki besin zincirinin en altında yer almakta e yoklukları halinde denizdeki canlıların yarısının yok olacağı tahmin ediliyor.
  • Araştırmalar, yüzlerce hayvan ve bitki türünün şimdiden yok olmaya başladığını gösteriyor. Bunların başında kurbağalar geliyor. Yeryüzünün yüksek kesimlerinde yaşayan ve alternatif habitatlara göç edemeyen 70 kurbağa türünün soyu tükenmek üzere. Soğuk iklimlerde yaşayan penguen ve kutup ayıları gibi yaklaşık 200 hayvan türü de yüzyıl sonuna dek yok olacak.
  • Hayatta kalmak için bazı bitki ve hayvan türleriyse, doğal davranış değişikliklerini değiştiriyor. Bazı tropik hayvan türleri ılıman bölgelerde yaşamak için daha kuzeye göç ederken, kiraz ağaçları ve üzüm bağları daha erken çiçek açıyor. Kuşlar ise, 35 yıl öncesine kıyasla, 9 gün daha erken yumurtlamaya başladı.
  • Kenya’da faaliyet gösteren Kenya Yeşil Kuşak Hareketi sözcüsü Fredrick Njau, Kilimanjaro’nun son 80 yılda toplam buz kütlesinin yüzde 82’sini kaybettiğini açıkladı.
  • Sinekkapan adı verilen göçmen kuşlar, baharda üreyen tırtıllarla besleniyor. Ancak, küresel ısınma milyonlarca yıllık bu döngüyü bozdu. Tırtıllar baharın daha erken gelmesiyle önceki yıllara göre daha önce ürüyor. Ancak göçmen kuşlar üreme döneminde tırtılların ritmine ayak uyduramayınca yem bulamıyor ve aç kalıyor.
  • Daha ilginç bir bulgu da Almanya’dan Max Planck Meteroloji Enstitüsü’nden geldi: Dünya ısındıkça daha hızlı dönmeye başladı!
  • Dünyanın en büyük ikinci buz kütlesi olan Grönland'da, küresel ısınma yüzünden buzullar eriyince eskiden anakaraya bağlı olan bir kara parçası ada haline geldi.
    Kuzey kutup dairesinin 600 kilometre kuzeyinde, Grönland'ın doğu kıyısında ortaya çıkan ada, 1985'te Grönland'a tamamen bağlıyken, 2002'de anakaraya ince bir buz tabakasıyla bağlı bir yarımada haline geldi. 2005 yazında da tamamen ayrıldı.

Bunları ve bunlar gibi birçok değişikliği görmek mümkün çevremizde. Bütün bu değişiklikler çevremizde olurken bizler de bunların doğurduğu sonuçlardan etkileniyoruz ve etkilenmeye devam edeceğiz. Zaman içerisinde bu etkiler tahminimizin çok daha ötesine geçecek. Bir dahaki yazıda gelecekle ilgili korkunç öngörüleri, alınmaya çalışılan önlemleri, önlemlerle ilgili engelleri, sebeplerini ve neler yapıldığını ve yapabileceğimizi konuşacağız. Bu yazıdan önce “Küresel Isınma” kavramını daha iyi anlamak adına, Bush’u küresel ısınma konusunda yalan söylemekle suçlayan –ki bence sonuna kadar doğru- Al Gore’un “Inconvinient Truth” filmini izlemenizi tavsiye ediyorum.

Küresel Olarak Isınıyoruz (1)

Etiketler:

p>